“Her canlı için hayat engellerle dolu bir yolculuktur. Fakat önemli olan, engeller karşısında kişiyi zora sokabilecek tutumlardan etkilenmemek. Yani, bir engel gördüğümüzde bundan etkilenebiliriz kuşkusuz ama yolumuzdan saptıracak kadar etkilenmemek önemlidir. Engellerden ders çıkarabilmek; biraz anlam inşası yapmak lazım “bu engel niye karşıma çıktı?” sorusunu sormak önemlidir. Engelleri görmemeyi ve ani hamlelerden uzak durmak; engelleri görmemek ve ani hamleler yapmak hayat için tehlikelidir. Akılcı ve sistematik bir yolla engelleri aşmayı öğrenmek önemlidir.” Mehmet Eskin hocamızın her insanın kulağına küpe olacak şekilde sunduğu dört bakış açısıyla sorunlarımızı kabul etmemiz gerektiğini ifade etmektedir.

 Sorun çözmenin kendisinin dayanıklılık ve baş etme olduğunu söyleyen Eskin, tüm organizmalar için hayatta kalma ve uyum için son derece önemli olduğunu da ifade eder. Sorun çözme becerilerinin ise öğrenme ilkeleri çerçevesi içinde öğrenildiğine işaret etmektedir.

 “Sorun çözmenin oluşmasının bilişsel bir tarafı olduğu ve burada kişinin bilgi işleme süreci önemli olduğudur. Çözülmesi gereken bir sorunu ilk gördüğümüzde işleme ve kodlama aşamamız vardır. Sonrasında bu işleme ve kodlama ile bir çıkarım söz konusudur. Bu çıkarım bağlamı sayesinde de tepkide bulunma durumu vardır.” cümleleriyle Mehmet Eskin, Bilişsel Davranışçı terapiye dikkat çekmektedir.

 Motivasyonel bakış açısıyla sorun çözmeyi ele alacak olursak burada önemli olanın ise problemlerle karşılaşıldığında kişi ya da canlı önüne çıkan engele karışı ilgi duyup duymamasıdır. Eğer ilgi duyamıyorsa onunla ilgili bir şey yapmıyor demektir. Klinikteki hastalarda benzer noktaları gören Eskin, hastaların yaşadığı ve gördüğü sorunlara ilgi göstermemelerini problemin hiç üstüne gitmediğine işaret etmektedir. Öz yeterlilik algısının ise bu konuda önemli olduğunu “Ben bu işin üstesinden gelirim” duygusunu hissetmesi ve atfetme tarzı psikolojinin temel süreçleri olduğunu gösteriyor.

 “Bilişsel davranışçı terapiler arasında problem çözme, sorun çözme terapisi nerede diye baktığımızda sırf davranış yönelimli ve bilişsel yönelimli iki uç noktayı aldığımızda; daha çok sorun çözme terapisi bilişsel terapiyle kendini eğitme (self-instruction) arasındadır.”

Sorun çözme terapisi nasıl kullanılır?
 “Değişik düzeylerde kullanılabilir, önleme için kullanılabilir, sorun çözme becerilerini öğreterek bir psikopatolojinin ortaya çıkmasını engelleyebilir ve tedavi amaçlı kullanılır. Değişik tanı grupları için kullanılır; depresyon, anksiyete, kişilik bozuklukları, intihar davranışları ve bağımlıklarda. Grup ve bireysel formatlarda kullanılır. Yüz yüze, telefonda ve internet ortamlarında kullanılabilir.

 Sosyal sorun çözme modelinde kullanılır fakat terapi aşamalandırılmaları farklı olabilir. Soruna yönelim, organizmaların sorunla karşılaştığı tepkilerin (zorluklar karşısında neler hissettiği, neler düşündüğü ve nasıl davrandığı) niteliğini getirir. Olumlu ve olumsuz sorun yönelimleri ile işlevsel veya işlevsiz tepki haline gelir. Olumlu sorun yönelimi akılcı sorun çözme tarzını olumsuz sorun çözme yönelimi ise dürtüsel/dikkatsiz tarzı ve kaçınan tarzı getirmektedir.

 Etkili problem çözme olumlu problem yönelimine sahip olma ve akılcı sorun çözme basamaklarını kullanabiliyor olmak lazımdır. Terapi eğitimiyle bunları öğretmeye çalışıyoruz. Amaç, kişinin olumlu soruna yönelimini geliştirip problemleri dürtüsel veya kaçıngan tarzda ele almasını azaltarak akılcı sorun çözme basamaklarını geliştirmektir. Bilişsel davranışçı terapistlerin insanın her zaman kullanabileceği çözümlemeler yaratmanın üzerinde dururlar. Tam olarak balık vermeyi değil de balık tutmayı öğretmektir. Yani bir beceriyi bundan sonra olabilecek durumlarda kullanabilmeyi öğretmeyi amaçlarlar.”

 

*28-29 Nisan 2018’de gerçekleşen konferansın özet niteliğini taşıyan bu yazı Aleyna Er tarafından ele alınmıştır. Yazının telif hakları yayımlandığı Türkiye Psikoterapi Zirvesi’ne aittir bu yüzden yazı, internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve bastırılamaz.
İzinsiz kullananlara hukuki işlem başlatılacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir